senden ve benden geriye kalan
sen benden çıktıktan sonra geriye kalan boş gözler
ve ben senden çıktıktan sonra ortada kalan bir viran…
son şaheserim, ilk ümidim, inancım, renklerim, sevgim, sevgilim
ben senden gittim gideli sen neleri erittin
kimlere meze ettin ruhunu koca şişeler arasında
ki sen
bir şişe kadar bile büyük değildin dünyamda…
masum, mazlum, kırılgan
günahlarımdan savunulması gereken peri
ve koca dünyanın
en küçük hazinesi…
senden ve benden geriye kalan
sen benden çıktıktan sonra geriye kalan boş gözler
ve ben senden çıktıktan sonra ortada kalan bir viran…
kim hırpaladı seni bu haziran akşamında böyle üstün başın harap
içindeki çocuğun ırzına hangi it geçti? ki ben büyütmüştüm o çağını
bin bir zahmet
ve bin bir umutla…
şimdi sen, arta kalan benden
gençliğin beyoğlu’nun arka sokaklarında
görmekten utandığımız o filmin kahramanlarıyla.
sen…
sevgilim…
ne çabuk tükendin…
ve tükettin beni, içimi, benliğimi
gözlerimin irisini, akımı, karamı, renklerimi
bir caddenin karolarına gömdüğünden beri umutlarımı
şehrin günahı eteğine sıçradı…
senden ve benden geriye kalan
sen benden çıktıktan sonra geriye kalan boş gözler
ve ben senden çıktıktan sonra ortada kalan bir viran…
12.06.09